Antakya

0
1021

ANTAKYA

Hatay ilinin nüfus bakımından en büyük ilçesidir ve Hatay ilinin büyükşehir olmadan önceki merkezidir. Yeni düzenlemeyle birlikte Antakya ve Defne Belediyesi olarak ayrılmıştır. Ortasından Asi Nehri geçmektedir.

Tarih kaynaklarına göre Antakya, MÖ 300 civarında Büyük İskender’in komutanlarından Seleucus Nicator tarafından kurulmuştur. Antik kaynaklara göre Antakya üç yüz bin nüfusuyla Roma İmparatorluğu’nun 3. dünyanın ise 4. büyük kentiydi. Babası Antiochus’un isminden ‘Antiocheia’ adıyla kurduğu şehir, Silpius Dağı (bugünkü Habib Neccar Dağı) eteğinde ve Asi Nehri(Orontes) kenarında yer almıştı. Acus’un yönetimine giren topraklarda Antakya dışında başka yerlerde çok sayıda Antiocheiadaha kurulmuştu.

ntakya civarının tarihi, şehrin kuruluşuna göre çok daha eskidir. Değişik kaynaklarda belirtildiğine göre, Tell-Açana höyüğündeki kazılar Kalkolitik Çağdan (MÖ 5000-4000) itibaren yörenin yerleşim için kullanıldığını göstermektedir. Anadolu’yu Filistin veSuriye’ye bağlayan yol üzerinde, Mezopotamya’yı Doğu Akdeniz’e bağlayan noktalardan biri olması nedeniyle Hatay’ın eski bir yol güzergahı olduğu çok açıktır. Burası Hitit ve Eski Mısır İmparatorluklarının sınırlarını oluşturan bölgenin eşiğindeydi.

Makedonyalı Büyük İskender’in doğuya doğru fetihlerini sürdürürken Pers kralı Darius’la yaptığı İssus Savaşı, MÖ 333 yılında, İssus yakınlarında, bugünkü Payas ilçesinde, Pinarus nehri (bugünkü Deliçay) üzerinde gerçekleşmiştir. Bu savaşın hemen ardından İskender, Pers donanmasını limansız bırakmak amacıyla kıyı boyunca güneye ilerledi. Suriye, Filistin ve Mısır’ı ele geçirdikten sonra MÖ 331 yılında, Fırat nehri üzerinde yapılan Gaugamela Savaşı ile Mezopotamya da Makedonyalıların eline geçmiş oldu. Ancak Büyük İskender’in MÖ 323 yılında Babil’deyken ölmesinin ardından fethedilen topraklar İskender’in komutanları arasında bölündü. Suriye ve Mezopotamya bölgesi üzerindeki güç savaşı Seleucus Nicator’un lehine sonuçlandı (MÖ 301). Öncelikle Seleucus krallığının başkenti olarak, Akdeniz kenarında bir liman olduğundan Seleucia Pieria (bugünküSamandağ, Çevlik) seçilmişti. Seleucus, yendiği rakibi Antigonus (Monophtalmus)’un bugünkü Antakya’nın 5 km. kadar kuzeyindeki yönetim merkezi Antigonia’yı yıkarak halkını kendi adıyla kurduğu bu yeni başkente (Seleucia) naklettirdi. Ancak Mezopotamya civarı ve güney Suriye’nin kontrol edilebilmesi açısından ve Seleucia’nın denizden gelecek saldırılara açık olması nedeniyle yeni bir kent, Antiocheia kuruldu.

Antakya’nın iyilik ta

nrıçası Tyche, Vatikan Müzeleri

Antakya’ya bağlı KüçükdalyanBelediyesinde, Sen Pier (Saint Pierre) Kilisesi: Dünyanın ilk kilisesi olduğu için Hıristiyanlık tarihinde önemli yeri vardır

Bu kent, yendiği rakibinin Antigonia’sıyla aynı yerde değildi, daha güneyde Silpius Dağı eteğinde ve Orontes (Asi) kenarında idi (MÖ 300). Antakya’nın Seleucus Krallığı’nın başkenti olması ise Seleucus Nicator’un ölümünden sonra oğlu Antiochus Soter (MÖ 281-261) zamanında olmuştur.

Cumhuriyet dönemi

Hatay’ın anavatan Türkiye’ye katılması öncesinde, 2 Eylül 1938 tarihinde 10 aylık bir süre varlığını sürdüren Hatay Devletikuruldu. Toprakları, Milletler Cemiyeti (Cemiyet-i Akvam) belgelerinde İskenderun Sancağı olarak yer alan bölgeydi. 16 Haziran 1939’da TBMM’nde alınan kararla Türkiye ile Hatay Devleti arasındaki sınır çizgisi kaldırılarak geçersiz kılındı. 23 Temmuz 1939’da ise anavatana katılma, son Fransız kıtasının kışladan çıkmasıyla ve Fransız kıtasının da yer aldığı törenle kışlaya Türk bayrağı çekilmesiyle tamamlanmış oldu.

Antakya, 2012 yılında çıkarılan 6360 sayılı kanun ile Hatay ilinde büyükşehir belediyesi kurulmasından sonra ilçe oldu.[4]

Coğrafya

Antakya ilçesinin yüzölçümü 703 km2‘dir.[5] Antakya, coğrafi konum ve yüzölçümü bakımından Hatay’ın 2.büyük ilçesidir. Akdeniz iklim bölgesinin doğu ucunda, kıyıdan 22 km kadar içerde olar kentin denizden yüksekliği yaklaşık 80 m’dir. Kuzeyde Nur Dağları (Amanos Dağları) ile güneyde Kel Dağ (Cebel-i Akra) arasında kalan Aşağı Asi Vadisi’nin başlangıcında, Kel Dağı’nın kuzeydoğusunda, 440 m rakımlı Habib-i Neccar Dağı’nın eteklerindedir. Kentin kuzeydoğusuna doğru gelişen ve Hatay çöküntü alanının ortasında yer alan Amik Ovası, zirai potansiyeli çok yüksek kalın bir alüvoyal toprak tabakası ile kaplı olup, aynı zamanda ilin en büyük toprak düzlüğünü oluşturur.

Tepelerin zirvelerine tırmanarak kenti çepeçevre saran sur kalıntıları ve kalesiyle kentin adeta simgesi olan ve eteklerinde Antakya’nın kurulu olduğu Habib Neccar Dağı, kenti güneybatı-kuzeydoğu istikametinde sınırlayan bir dizi tepelerin oluşturduğu doğal bir engeldir.

Antik Çağdaki ismi Silpius olan Habib Neccar Dağı’nı da içine alan Keldağ sırası, altyapı serpantin ve gabro gibi yeşil renkli kütlelerin oluşturduğu, üst kısımlarda ise bazalt ve kalkerin hakim olduğu jeolojik bir yapıya sahiptir. Habib Neccar’ın kuzeybatı yamaçları, genç fayların dik basamaklar oluşturduğu parçalanmış, arızalı yüzeyler halindedir.

Nüfus

Anadolu’nun güneyinde, Türkiye Cumhuriyeti’nin sınır vilayetlerinden biri olan Hatay ilinin yönetim merkezi Antakya, 36 10′ kuzey enlemi ve 36 06′ doğu boylamı ile yurdumuzun en güneyinde yer alan kent niteliğindeki yerleşme merkezidir. İlçe nüfusunun yıllar içinde değişimi tablodaki gibidir:

Yıl Toplam Şehir Kır
Antakya merkez ilçesi
1965[6] 128.412 57.855 70.557
1970[7] 151.545 66.520 85.025
1975[8] 179.648 77.518 102.130
1980[9] 205.345 94.942 110.403
1985[10] 247.349 107.821 139.528
1990[11] 284.195 123.871 160.324
2000[12] 345.320 144.910 200.410
2007[13] 415.310 186.243 229.067
2008[14] 427.451 188.310 239.141
2009[15] 445.381 202.216 243.165
2010[16] 461.477 213.581 247.896
2011[17] 464.947 213.296 251.651
2012[18] 470.833 216.960 253.873
Antakya ilçesi
2013[19] 347.974 347.974 veri yok
2014[20] 354.768 354.768 veri yok

2012 sonrasında Antakya ilçesi, Antakya ve Defne ilçeleri olmak üzere 2’ye ayrılmıştır. Bu nedenle 2013 nüfus değerinde düşüş olmuştur.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER