iskenderun

0
1374

İskenderun

Hatay’ın on beş metropoliten ilçesinden biridir.

MÖ 333 yılında, Büyük İskender’in İsos yakınlarında kazandığı zaferden sonra Alexandreia adıyla kurulmuştur. Bu kent kurulmadan önceleri ise burada Myriandrus adında bir Fenike şehri bulunmaktaydı. Makedonya Kralı Büyük İskender’in, PersŞeyhi III. Darius’a karşı İsos Vadisi’nde üstünlük sağlamasıyla temeli atılan bu şehir, sahip olduğu coğrafi önemin etkisiyle tarihinde birçok defa işgale uğramıştır.

Selevkoslar’dan Romalılara, ardından 395 yılında Doğu Roma’ya katılmış ve VII. yüzyıl ortalarında İslam Devleti’nden 1516 yılındaMemlük İmparatorluğu’na geçmiş, 1517’de Yavuz Sultan Selim’in Mısır Seferi sırasında yapılan Mercidabık Savaşı’yla da Osmanlı İmparatorluğu’na katılan İskenderun’a, I. Dünya Savaşında Birleşik Krallık ve ardından Fransa egemen olmuştur. 1938 yılına kadar Fransız himayesinde Suriye’nin bir sancağı olarak kalmıştır. 5 Temmuz 1939’da Türk Ordusu’nun İskenderun’a girmesiyle, resmen Türkiye’ye katılmıştır.

İskenderun, Türkiye’ye katıldığı zamandan 1974 yılına kadar olan dönemde oldukça küçük bir kasabaydı. 1974 yılında üretime geçen Türkiye’nin üçüncü Demir-Çelik Fabrikası, kent yaşamına büyük canlılık getirmiştir. Ayrıca, süperfosfat fabrikası, bitkisel yağ, yem, un, konserve, salça, çırçır, dokuma, çeltik, oto ve makine yedek parçaları vb. endüstri dalları vardır. Boru hattı ileBatman’dan gelen petrol, İskenderun Limanı’ndan deniz yoluyla Mersin’e gönderilir. Limanda Demir-Çelik ve Süperfosfatfabrikalarının iskeleleriyle NATO’ya bağlı bir iskele ve demiryolu istasyonu bulunur. Türkiye’nin dördüncü büyük limanı olan İskenderun Limanı’nın yıllık yük kapasitesi 8.7 milyon tondur.

İlçe çevresinde doğal plajlar ve yaylalarla çeşitli mesire yerleri vardır. İlçe merkezi, planlı bir biçimde çağdaş şehircilik anlayışına uygun olarak gelişmektedir. İlçenin ana caddeleri denize dik iner. Deniz kıyısındaki alan, Atatürk heykeli ve çevresiyle kıyıya paralel uzanan Atatürk Bulvarı, eğlence ve spor tesisleriyle yeniden düzenlenerek 1985’te hizmete açılmıştır.

Bugün, İskenderun Türkiye’nin önde gelen en büyük ilçelerinden biri olup, özellikle sanayi, deniz ticareti ve turizm alanında hızla gelişen bir şehirdir.

MÖ 1500’lü’lü yıllarda Fenikeliler, Myriandrus kentini bu bölgede kurmuşlardır. Myriandrus adı, MuraWanda; “Muralı, Mura’ya” (Yüce Ana’ya) tapan halk demektir. Herodot’un bir yazısında “…güneyden alırsak aynı kıyı çemberi, Fenike’de Myriandrus Körfezi’nden Tripion Burnu’na kadar. Bu deniz kıyısı boyunca otuz insan soyu oturur…” geçmektedir. Bu bölgeyle ilgiliKsenophon, (MÖ 401-400) Anabasis’te, “…Kyros oradan Suriye içinde beş fersenk kadar ilerleyip Fenikeliler’in oturduğu kıyı şehri Myriandrus’a vardı. Burası birçok ticaret gemisinin demir atıp beklediği bir ticaret limanıydı…” demektedir. Strabon ise “…Küçük bir kasaba olan İsos’a ve Pinaros Irmağı’na gelinir. Büyük İskender ile Darius arasındaki mücadele burada olmuştur. Ve koy İsos Körfezi olarak adlandırılır. Bu körfezde Rhosos, Nicholopolis, Myriandrus, Nepsuestia ve Pylai gibi Kilikya ile Suriye arasında sınır olduğu söylenen kentler bulunur…” demektedir.

MÖ 333 yılında Büyük İskender ile III. Darius ile yapılan savaşın ardından bölge Makedon hakimiyetine girmiştir. Bu tarihten sonra Myriandrus adı değiştirilerek, kente Alexandreia adı verilmiştir[15]. Alexandreia, Hellen diline göre Alexandros (İskender)Yurdu anlamına gelmektedir. Büyük İskender’in Mısır’da kurduğu kente de bu isim verilmiştir. İkisini birbirinden ayırmak için,Kilikya bölgesindeki bu kente Alexandreia Minor (Küçük İskenderiye), Haçlılar döneminde de Alexandretta denilmiştir.

Coğrafya

İskenderun
İskenderun’un Türkiye’deki konumu

Şehrin batı bölümünü Akdeniz çevreler, doğusu ise Nur Dağları’na dayamış bir haldedir. İskenderun Körfezi’nin güneybatıdan gelip kuzeye devam ettiği ovada yerleşmiştir. Nur Dağları’nın eteklerinde, genişliği 5 km²’yi bulan alan üzerinde kurulmuş olan İskenderun’un yüzölçümü 247 km²’dir. 37 derece kuzey enlemi ile 36-37 derece doğu meridyenleri üzerinde yer almaktadır.

Kara, deniz ve hava ulaşımına elverişli bir kenttir. Yörenin kuraklığı şehrin bu kıvrımlara paralel olarak serilişi, ayrı bir özellik kazandırır. İlçe topraklarının kuzeyinde Payas, doğusunda Amanos dağları, güneydoğusunda Belen, güneyinde Arsuz ve batısında Akdeniz bulunur.[18]. İskenderun Körfezi ise Akdeniz’in Hatay ve Adana illeri arasına sokulmuş olan en doğu noktasıdır. Kara ve deniz ulaşımında hizmetlerin oldukça gelişmiş olduğu bölgede ticaret büyük öneme sahiptir. Adını aldığı İskenderun ilçesinde bulunan liman, Türkiye’nin Akdeniz kıyısında bulunan en büyük ikinci limanıdır[19]. Geçmişte Ortadoğu’da yaşanmış olan bunalımlardan dolayı Beyrut’un eski önemini yitirmesi körfez ve çevresine değer kazandırmıştır. İskenderun Körfezi, Hatay’ın batısını Güvercinkaya’dan başlayarak Yeşilkent’e dek kuşatır. Körfez ilde yaklaşık 152 km’lik bir kıyı oluşturur. Akdeniz’in bu kesimlerinde tuzluluk oranı, binde 38-39, ortalama sıcaklık ise 22,2 °C’dir. Yöredeki doğal plajlar, ülke turizmi açısından son derece önemlidir.

Nüfus

Yıl Toplam Şehir Kır
1965 118.793 69.382 49.411
1970 134.705 79.297 55.408
1975 173.816 107.437 66.379
1980 209.815 124.824 84.991
1985 261.644 152.096 109.548
1990 259.475 154.807 104.668
2000 287.384 159.149 128.235
2007 306.594 177.294 129.300
2008 304.891 176.374 128.517
2009 318.540 190.279 128.261
2010 331.697 201.183 130.514
2011 317.751 184.593 133.158
2012 318.780 184.833 133.947
2013 245.083 245.083
2014 244.970 244.970 Veri yok

İskenderun, limanı ve sahip olduğu sanayisi ile Türkiye çapında büyük önem taşır. İskenderun’un nüfusu 1950-1980yılları arasında %274 oranında artmıştır. Böylece ilde en fazla nüfusu barındıran İskenderun aynı zamanda nüfusu en hızlı büyüyen ilçe de olmuştur. Nüfus yoğunluğu ve endüstrisi açısından Hatay’ın ve özellikle Türkiye’nin en büyük ilçelerinden biridir. Türkiye İstatistik Kurumu’nun güncel adrese dayalı nüfus kayıt sistemi verilerine göre şehirdeki toplam nüfus yaklaşık 244.970[5][1] olarak tespit edilmiştir. Yapılan son nüfus sayımına göre ilçede 121.136 kadın ve 123.834 erkek yaşamaktadır. Nüfus miktarı alınan göçlerle hızla artmaktadır. 1974 yılında Demir ve Çelik Fabrikası’nın üretime geçmesiyle İskenderun, yoğun göç almıştır. Bu göçlerin temel sebebi, sanayi alanındaki iş imkânlarıdır.

İklim

İskenderun’da Akdeniz iklimi görülür. Yaz sıcaklığı güneş ışınlarının düşme açısına; kuraklık ise alçalıcı havahareketlerine bağlıdır. En sıcak ay ortalaması 32-34 °C, en soğuk ay ortalaması 10-12 °C dir. Yıllık sıcaklık ortalaması 18 °C dir. Kar yağışı ve don olayı çok ender görülür. Yılda ortalama kar yağan gün sayısı 0,1, dolulu gün sayısı ise 1,8’dir. Açık gün sayısı 88,3, bulutlu gün sayısı 225,8’dir. Yılda 51,2 gün ise kapalı geçmektedir[37]. En fazla yağışkışın, en az yağış yazın düşer. Kışın görülen yağışlar cephesel kökenlidir. Cephesel yağışlar en fazla bu ikimde görülür. Yıllık yağış miktarı yükseltiye göre değişir. Ortalama 600-1000 mm arasındadır. Yağış rejimi düzensizdir.

Bitki örtüsü

İskenderun’un doğal bitki örtüsünü makiler ve ormanlar oluşturur. Maki türleri, 4-5 metre boyunda, sert ve tüylü yapraklı bitkilerdir. Bunlar, 800 metre yükselti kuşağına dek yayılır.Mersin, defne, kekik ve lavanta yörede en çok rastlanan maki türleridir.

Nur Dağları’nın denize bakan yamaçlarında, makilik alanlardan sonra, 800 metreden 1200 metreye dek, ardıç gibi ibreli ağaçlarla, meşe, kayın, kızılcık, kavak, çınar ve tespih gibi yapraklı ağaçlardan oluşan ormanlar bulunur. 1200 metrenin üzerinde, ibreli ağaçlardan kızılçam, karaçam, sedir ve yer yer ardıçlardan oluşan geniş orman alanları vardır.

Jeolojik yapı

İskenderun topraklarının ana çatısını Nur Dağları oluşturur. Bu dağ sırası ile körfez arasında İskenderun düzlüğü uzanır. Bu arazinin jeolojik yapısını peridotit, serpantin, gabro gibi yeşil kütleler oluşturur.

Dağlar

Bölgedeki tek ve en önemli dağ sırası, Torosların güney kolunu oluşturan Nur Dağları’dır.[40] Bu dağlar Gavur ya da Nur Dağları olarak da bilinir. Toros Dağları sisteminin en güneyindeki bölümünü oluşturan dağlardır.

Kuzeyden güneye doğru uzanarak Asi Nehri’nin Akdeniz’e döküldüğü Samandağ deltasında sona erer. Bittiği noktanın karşısında kıyıda ve Suriye sınırındaki Keldağ vardır. Sıradağların büyük bir kısmı Hatay’da olup Amik Ovası ile Akdeniz’i birbirinden ayırır. Sıradağların en yüksek noktası Hatay’ın Hassa ilçesindeki Mığır Tepesi’dir. Bu noktada yükseklik 2262 m’dir.

Yer altı zenginlikleri

İskenderun’da yer alan 53 bin ton toplam rezervli krom yataklarında üretim yapılmaktadır. Demir boksitin toplam rezervinin 264 bin tonluk bölümü İskenderun’da toplanmıştır.Hatay’da yer alan madenlerden biri de demirdir. 1 milyon 604 bin 400 ton toplam rezervli demir yatakları, Dörtyol, İskenderun, Kırıkhan ve Yayladağı ilçelerindedir. Demirin İskenderun’daki toplam rezervi 254 bin 400 tondur. İlin asbest varlığının tümü Arsuz ilçesindedir. Asbestin toplam rezervi 3 milyon 523 bin 300 tondur. Hatay’daki mermerdamarlarının rezervi bilinmemektedir. İskenderun’daki mermerler siyah renkli, ince beyaz kalsit damarlıdır. İlin diğer madenleri arasında, İskenderun’daki 50 milyon ton toplam, 100 milyon ton jeolojik rezervli çimento hammaddesidir.

 

TEILEN
Önceki İçerikPayas
Sonraki İçerikAntakya

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER