Yayladağı

0
839

Yayladağı

Hatay’a bağlı ilçedir ve Türkiye’nin coğrafi olarak en güneydeki ilçesidir. 36°- 42° paralelleri arasındaki Türkiye’nin 36’ncı paraleline yakındır. Yayladağı sınır kapısı ve gümrüğü Türkiye’nin Suriye’ye açılan kara kapılarındandır. Komşu ilçeleri;Altınözü, Samandağ ve merkez ilçe Antakya’dır.

Tarihçe

İlçe merkezinin 9. ve 10. yüzyılda kurulduğu sanılmaktadır. Avar Türkleri’nden Savcılar Boyunun başı Kasım Bey bu toprakları Bizans’tan alıp bir cami, bir köprü ve bir okul yaptırmıştır. Kasım Bey Cami ve Kasımbey Köprüsü bugüne kadar ulaşmıştır. Osmanlı İmparatorluğu döneminde ilçeye Ordu-Muradiye isimleri verilmiştir. Yavuz Sultan Selim döneminde bu bölgeye Türkleri yerleştirmiştir. Yavuz Sultan Selim Mısır Seferi dönüşünde burada ordusu ile birlikte konakladığı için buraya “ordu” denilmiştir. 1918’de İngilizler, daha sonra Fransızlar tarafından işgal edilen Hatay, 1938’de Bağımsız Hatay Cumhuriyeti’ne katıldı. 1940’da adı “Ordu” ile karıştığı için “Yayladağı” olarak adı değiştirildi. Bu adı “Yayladağı” isimli dağından almıştır. Hatay’ın kurtuluş günü olan 23 Temmuz Yayladağı’da kurtuluş günü olarak kutlar.

Coğrafya

Yayladağı ilçesi Hatay’ın güneyine düşmektedir. İlçenin doğusunda ve güneyinde Türkiye-Suriye sınırı bulunur. Kuzeybatıda Samandağı, kuzeyde Antakya ile komşudur. Alanı 366 km²’ dir. Denizden yüksekliği ise 450 m’dir.

İdari durumu

Yayladağı İlçesi’nin bir bucağı, iki beldesi, 30 tane köyü vardır. Yeditepe Bucağı ilçeye 11 km uzaklıktadır.Karaköse,ilçeye 15 km; Kışlak ise 18 km uzaklıktadır. İlçenin merkezinde üç tane mahalle vardır. Güneyde Çamaltı Mahallesi, Kuzeybatıda Dutlubahçe Mahallesi, Kuzeydoğuda Kurtuluş Mahallesi.

Nüfus

Yıl Toplam Şehir Kır
1970 23.199 3.555 19.644
1975 24.409 4.471 19.938
1980 24.876 5.304 19.572
1985 26.342 6.432 19.910
1990 26.172 6.496 19.676
2000 27.654 7.717 19.937
2007 22.989 6.340 16.649
2008 22.085 6.305 15.780
2009 22.465 5.843 16.622
2010 22.529 6.471 16.058
2011 22.582 6.813 15.769
2012 21.766 6.814 14.952
2013 28.610 28.610 veri yok
2014 27.800 27.800 veri yok

İklim

İlçede Akdeniz İklimi görülmektedir. Yazlar sıcak ve kurak, kışlar yağışlı ve ılıktır. Bölge yüksek ve dağlık olduğu için kar yağışı görülür. Hatay’ın diğer ilçelerine göre daha serindir.

Bitki Örtüsü

Genelde çam, sandal ve meşe ağaçlarından oluşan ormanlar yer kaplar. Ormanların olmadığı yerlerde makiler hakim durumdadır. Defne, kekik, zakkum, sumak, keçiboynuzu, kızılcık, atlas çiçeği ve mor menekşeler bulunur.

Tarım

Yayladağı ormanlar ve tarlalar

İlçede bulunan arazinin 96.510 dekarı tarım alanı geri kalanı kayalık ve ormanlıktır. Ekilen alanda 15 bin dekar zeytin, 15 bin dekar sebze, 42 bin dekar hububat, 9 dekar meyve, 8 dekar tütün, 5 dekar baklagiller ve 250 dekar bağ bulunur. İlçe arazisi dağlık ve verimsiz olduğu için modern tarım gelişmemiştir. Tarım araçlarından karasaban kullanılır. Son yıllarda pulluk ve traktör sayısı artmıştır. Sulu tarım gelişmemiştir. Kaynak çevrelerinde meyve ve sebzeler genellikle yer kaplar. Arazi dağlık ve kıraç olduğundan verim düşüktür. Hububat verimi de düşüktür. Genelde gelir kaynağı tütün, defne yağı, zeytin ve meyvedir. İlçede defne yaprağı toplanmakta ancak defne işleyecek bir işletme bulunmamaktadır.

İlçenin Aldığı ve Sattığı Ürünler

Tütün, zeytin, zeytin yağı, ceviz, defne yağı, peynir, tereyağı, deri ve incir satar. Buna karşılık ev ve giyim eşyaları, hububat, hazır yiyecek maddeleri satın alır. Bulgur, tarhana, et, mercimek, mısır, erik, kayısı, fasulye, peynir, süt, yoğurt, çökelek, sebze ve meyve tüketilir.

Hayvancılık

En çok keçi beslenir. Daha sonra sığır gelir. Koyun az da olsa beslenir. Kümes hayvanı ve binek hayvanları da beslenir.

Sağlık

İlçede sağlığı tehdit edici bulaşıcı hastalık yoktur. İlçe merkezinde bir tane sağlık ocağı, hükümet tabipliği, Karaköse, Bezge, Kışlak beldeleri ve Şakşak köyünde birer tane sağlık ocağı bulunur. Yine ilçe merkezinde bir diş polikliniği ve iki eczane vardır.

Eğitim

Merkezde bir Yatılı İlköğretim Bölge Okulu, 3 ilköğretim Okulu, Mustafa Kemal Üniversitesi’ne bağlı 1 meslek yüksek okulu, 2 Lise, Kız Meslek Lisesi ve Halk Eğitim kursları vardır. Okullar Atatürk İlköğretim Okulu, Mehmet Akif İlköğretim Okulu, Yavuz Selim İlköğretim Okulu, Yatılı İlköğretim Bölge Okulu, Yayladağı Lisesi, İmam Hatip Lisesi, Kız Meslek Lisesi’dir. Okuma oranı yüksektir. Okulsuz köy olmayıp, okullardaki öğretmen eksikliği vekil öğretmenlerle giderilmektedir ve yatılı güzel sanatlar lisesi bulunmaktadır.

Engebeler

Yayladağı İlçesi bütünüyle dağlık bir araziden oluşur. İlçenin doğusunda Yayladağı, batıda Kel dağı, güneyde Salcan Dağı, kuzeyde Ziyaret Dağı bulunur. Araplar Dağı, Ayvacık Dağı, Oğlakçı ve Mezere Yaylaları bulunmaktadır. Dağlar arasında vadiler ve küçük düzlükler yer alır. Akdeniz kıyıları kayalık ve diktir. İlçenin en yüksek dağı Keldağı’dır (1739). Akarsular En önemli akarsuyu Kureyşi Deresi’dir. Suriye topraklarına geçip Akdeniz’e dökülür. İlçe merkezinde içme suyu Karapınar ve Gökmeryem kaynaklarından sağlanır.

Ulaşım

Suriye sınırına giden yolun 4. kilometresi

Uluslar arası E-5 yolu Yayladağı’ndan geçer. Türkiye- Suriye kapısına 5 km uzaklıktadır. Antakya’ya 51 km uzaklıktadır. Hatay ile ilçe arasında düzenli bir ulaşım imkânı bulunmamakta ve minibüsler ile ulaşım sağlanmaktadır.

Yaşayış ve Geçim Kaynakları

Geçim kaynağı tarımdır. (Tarım ürünleri olarak, bodur elma, nar, defne, zeytin, meyve ve sebze, tütün yetiştirilir.) Az da olsa küçük esnaflık, çanak-çömlek yapımcılığı ve testicilik yapılır. Merkezde TEKEL’e ait 150 kişinin çalıştığı tütün işletme evi bulunmaktaydı.Özelleştirme sonrası kapatılmıştır. Dışarıya göç veren bir ilçedir. Özellikle hasat döneminde Amik ve Çukurova’ya pamuk işçisi olarak giden fazladır.

Yöreye Özgün Kullanılan Kelimeler

Yayladağı’nda Akdeniz kıyısında Kara Mağara bölgesi

Bermil: Varil, çöp kovası vb.

Süllüm: Merdiven

Döl: Çocuk, soy

Ölük: Ölmüş, vefat etmiş

Aş: Düğünlerde verilen yemek

Aleç: İlaç, merhem

Orduevi: Ordövr, ön soğuk yemek

Zeyt: Zeytinyağı

Elpeçen: Küçük kertenkele

Ağnanmak: Gelişigüzel yatmak

Gidişmek: Kaşınmak

Yayladağı’nda Akdeniz kıyısında Kara Mağara bölgesi

Süvari: Çay bardağında Türk kahvesi

Bire: Erkek çocuk

Kele: Kız çocuk

Maallef: Kül tablası

Karabalcan: Patlıcan

Manadura: Domates

Keme veya Patata: Patates

Koca: İhtiyar adam

Aspap: Giyecek

Pisik: Kedi

Yağlık: Eşarp

Silesil: Yoğurtlu bir tür yemek

Zahter: Kekik

Ağdamla veya Ağartı: Süt ürünleri

Kara Mağara yolu

Kernep: Su kabağından tas

Mişmiş: Kayısının küçüğü

Payam: Badem

Bezzakke: Salyangoz

Aymüşlemek: Karıştırmak, mıncıklamak

Bakdeniz: Maydonoz

Attun: Siyah, küçük, buruşuk zeytin

Hölüp: Testi, toprak çanak

İt üzümü: Böğürtlen

Öte: İleri

Melhafe: Yorgan Yüzü

Yayladağı’na özgü bir ev kapısı ve hemen hemen her ev kapısına asılan tabelalardan biri

Elleham: Belki de,sanmak (allahu´alem)

Meatter: Zavallı insan

Hoşhana: Kase

Lakın: Çamaşır yıkanan leğen

Sakiil: Laubali insan

Gümbel veya cara: Büyük su testisi

Kama: Bıçak

Süğürtmek: Koşmak

Dıkılmak: İçeri girmek

Pinnek: Kümes(tavuk,Kaz)

Sokmak: Sokak

Taka: Dolap

Seyirtmek: Koşmak

Istıfıl ol: Ne halin varsa gör

Tarihi Eserler

Merkezde 1000 yıllık Kasım Bey Camii ve Kasımbey Köprüsü, 500 yıllık Hacı Hüseyin Camii ve Romalılardan kalma köprü vardır. Kel Dağı’nda Barlahan Kilisesi, Ayışığı Köyü’nde Kızlar Sarayı ve Çabala Köyü’nde de bir kilise vardır. Karacurun köyünde taş devrinden kalma oymalı mağara vardır. Olgunlar köyünde de kilise kalıntıları vardır. Merkezde diğer bir tarihi bina iki katlı Askerlik Şubesi Başkanlığı binasıdır. 1930 yılında Fransızlar tarafından karakol olarak yapılan tarihi binanın malzemesi Fransa’nın Marsilya kentinden gemilerle İskenderun’a oradan da katırlarla Yayladağı’na getirilmiştir. Fransız işgalinden geriye ayakta kalan tek binadır. Aydınbahçe Köyünde de Kale Boğazı adlı yerde eski zamanlardan kalma bir kalenin kalıntıları vardır.

Turizm

Yayladağı’nın Akdeniz kıyısı, Kara Mağara denilen bölge

Tarihi eserlerin tanıtımı iyi yapılamadığından turizm gelişmemiştir. Turistler sınır kapısından geçmek için gelirler.Karacurun köyünde ağrılara deva olan “Yel Dede” ve çocuk sahibi olamayanların uğrak yeri “Aslan Dede” ziyareti bulunmaktadır. Karamağara denilen deniz kıyısında, tarih öncesi bir takım kaya boşlukları bulunmakta ve tarihi önemi bilinmemektedir. Aynı zamanda Karamağara’da denize girilebilmekte ve balık tutulabilmektedir.

 

 

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER